İlk kural saygı: Ali Tekintüre

 ''Ustalara saygı kuşağı'' olacak olan ve her yazıda bambaşka bir alandan bambaşka bir ustayla ilgili görüşlerimi yazacağım ''İlk kural saygı'' bölümünün ilk konuğu Ali Tekintüre oldu. 

Arabesk müzik türü, benim evde duyduğum bir müzik değildi. Hatta çok uzaktım, neredeyse hiç duymamıştım. Ama bu ülkede yetişmiş her insan gibi, bunu sürdürebilmek pek mümkün değildi. En azından benim için mümkün olmamıştı. Sanırım arabeskle, ilk olarak ortaokulun sonlarına doğru tanıştım. Sınıf arkadaşlarım arabesk müzikleri söylüyor, onları hatta tribünlerde söylenen tezahüratlara çevirerek bağırıp çağırıyorlardı. Daha önce duymadığım ancak sözlerini fark edince büyük bir hayranlık duyduğum bu şarkılar, benim dinlemeyi sevdiğim müziklere (rock, metal ve hatta Sagopa Kajmer) hiç benzemiyordu. Ancak eve giderek Limewire adlı program sayesinde bazı arabesk şarkıları dinlemeye başladım ve nedense çok hoşuma gitmişti. 

O günden bu yana arabesk, uzaktan uzağa sevmeye devam ettiğim ve içten içe daha büyük bir sevgiyle bağlı olduğum müzik türü sanırım. En azından yazmaya çalışan biri olarak, arabesk müziklerini dinlemeyi seviyor, beni istediğim ruh haline sokmayı başarıyorlardı. Üstelik şarkıların sözlerine baktığımda hoş bir kıskançlık da yaşamıyor değilim. Hal böyle olunca, arabesk deyince burnunu kıvıranlardan biri değilim. Aksine arabeskçileri, duyguları çok yoğun yaşayan, büyük tutkulu insanlar olarak görüyorum. Kaldı ki beni sanata iten en büyük unsur çocukluğumda başlayan bu farkındalık sanırım. Çocukluğum, arabeske duyduğum ilgi, imaje etmeye ve dramatize etmeye olan eğilimim… 

Arabesk söz konusu olduğunda ise aklıma hep Ali Tekintüre gelir. Arabeske ilginiz olsun ya da olmasın onun işlerini duymuş olmamanız mümkün değildir. Ancak usta söz yazarı, yazdıklarının bu başarısının aksine bambaşka bir hayat yaşamış, gölgede, arkada kalmayı tercih etmiştir. Henüz askerdeyken, sıkıldığı için yazdığı ''Tanrım Beni Baştan Yarat'' şiirinin şarkıya dönüşmesinin ve Emel Sayın gibi bir ismin seslendirmesinin ardından arabesk söz yazarlığına ağırlık veren Ali Tekintüre, Dilek Taşı şarkısıyla yazarak ünlenmeye devam etmiş, Sürünüyorum şarkısını yazarak adeta bu şarkıyı milli marşlardan biri haline getirmiştir. Müslüm Gürses, Orhan Gencebay, İbrahim Tatlıses, Bergen, Ferdi Tayfur, Bülent Ersoy, Muazzez Ersoy, Zeki Müren, Adnan Şenses, Emrah, Mahsun Kırmızıgül, Özcan Deniz, Neşe Karaböcek, Cengiz Kurtoğlu ve Ebru Gündeş gibi isimlerle çalışarak, arabeskin gerçek ama hiçbir zaman gözükmeyen kralı olmuştur.

Ali Tekintüre'nin şarkılarını her dinlediğimde, gözüme onu ve yaşadığını düşündüğüm hayatını getiririm. Ve bana eşlik eden şarkılardaki o sözler eşliğinde merak ederim: ''bu sözleri yazacak kadar neler yaşadın? Ne acılar çektin? Bunları nasıl hissettin ve hislerini tarif edebildin?''

Arabesk'in Yunus Emre'si olarak bilinen Tekintüre, kendisine yapılan büyük vefasızlığın sonucunda büyük bir yoksulluk çekerek maalesef kanser tedavisi gördüğü istanbul onkoloji hastanesinde 15 Aralık 2017'de 64 yaşında İstanbul'da hayatını kaybetmiş, 17 Aralık 2017'de Karacaahmet Mezarlığı'na defnedilmiştir.

Ali Tekintüre'nin yazdığı şarkılardan bazıları ise şunlardır;

- Canım Dediklerim
- Benim İçin Üzülme
- Acı Gerçekler
- Seni Yakacaklar
- Hangimiz Sevmedik
- Aldanma Çocuksu Mahsun Yüzüne 
- Senden Vazgeçmem
- Dilek Taşı
- Sürünüyorum
- Tanrım Beni Baştan Yarat
- Sen Beni Ömrünce Unutamazsın
- Sadece (Kör Olsun Bu Aşkın Gözü Kör Olsun)
- Terk Etmek Ne Kadar Kolay
- Elimde Fotoğrafın
- Baharı Bekleyen Kumrular Gibi
- Anadan Ayrı
- Duyar mısın Feryadımı?
- Kırılsın Ellerim
- Gitti (Gitmeseydi Onun Kulu Olurdum)
- Kaderi Ben Mi Yarattım
- Vefasız Alem
- Nerdesiniz
- Yaşamaya Hasret Bıraktın
- Topraktan Bedene
- Aldana Aldana
- Kimsem Kalmadı
- Garipler

Huzur içinde Ali abi. Şarkıların var olduğu sürece, var olmaya devam edeceksin... 



Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Futbolu konu edinen 10 film

Hem kitap hem film: Driver (Sürücü)

1 isim, 10 film: Jake Gyllenhaal