Kayıtlar

Temmuz, 2021 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kartal Tibet’e Veda: Hem Jön Hem Yönetmen

Resim
 Kartal Tibet için Altyazı Dergisi'ne şöyle bir yazı yazdım: 27 Mart 1938’de, öğretmen bir anne babanın ilk çocuğu olarak Ankara’da doğan Kartal Tibet, henüz ilkokuldayken oynadığı piyeslerde yeteneğiyle öğretmenlerinin dikkatini çekmeyi başardı. Bu dönemde şiir yazmaya da ilgi duyan Tibet, çeşitli şiir yarışmalarında birincilikler elde etti. Beden eğitimi öğretmenliğinin ardından Hukuk Fakültesi’ne girerek avukat olan babası, oğlunun da kendisi gibi hukukla ilgilenmesini ve avukat olmasını istiyordu. Ancak Kartal Tibet, annesinden boşanan babasının mesleğine sıcak bakmıyordu. Öğretmenlerinin tiyatroyla ilgilenmesini istediği Kartal Tibet, ne babasını ne de öğretmenlerini dinleyerek İTÜ’de mimarlık okuyan dayısının izinden gitmek ve dayısı ile arkadaşları gibi olabilmek adına mimar olmayı istiyordu. 1,85 boyundaki Tibet, üniversite öncesi dönemde oynadığı basketbolla da özellikle Ankara’da dikkat çekmeyi başarmıştı. Bütün bunlara rağmen, o sıralarda annesiyle babasının yeniden evle...

Film yorumları: Geçen Yaz (Story'de kalmasın)

Resim
''Geçen Yaz'' filmi, Ozan Açıktan'ın en iyi filmi olmakla birlikte Netflix Türkiye'nin en iyi filmi. Türkiye'de pek karşılığı olmayan bu türün iyi örneklerinden biri. ülkenin en güzel dönemini yaşamış çocukların klişe sayılabilecek hikayesini, fena anlatmamış. türü ve anlattığı hikayenin mecbur bıraktığı klişeleri haricinde, senaryonun durağanlığı ve bazı diyalogların zayıflığı eksi olsa da artıları daha fazla olan bir film. Ece Çeşmioğlu hem oyunculuğuyla hem güzelliğiyle filmi taşıyor, diğer cast da aynı mükemmellikte eşlik ediyor.

Hem kitap hem film: Driver (Sürücü)

Resim
 Hem film hem kitap: Drive (Sürücü) Drive filmi benim en sevdiğim filmlerden biri. Hatta sürücünün daha sonradan tanıştığı kadına yönelik “etrafınızda olmak hayatımdaki en güzel şeydi” cümlesini halem hatırladığımda bambaşka bir his hissediyorum. Nightcall başta olmak üzere müzikleri, renkleri, atmosferiyle benim için çok büyüleyici bir film. Kitabının olduğunu öğrenince hemen büyük bir umutla okudum. Ne var ki, filmi ne kadar iyiyse kitabı maalesef o kadar kötü. Kronolojik olarak gitmeyen olayları takip edebilmek, kitaba dahil olabilmek çok zor. Özellikle bir yerden sonra tamamen ne okuduğunuzu unutup bitse de gitsek moduna giriyorsunuz. En azından benim için öyle oldu. Kitabı olmasaydı okumaya devam edebilir miydim? Bilmiyorum. Ancak böyle bir kitaptan Drive gibi bir film çıkabilmek muhteşem bir şey. Bu yüzden filmini daha çok sevdim.